Hoşgeldiniz

1989 yılında ilk başladığımız günden bu yana müşterilerimize kaliteli, hızlı, güvenilir, doğru ve sorunsuz gümrükleme hizmeti verebilmek adına özverili çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Denizer Gümrük Müşavirliği olarak yolumuza, müşterilerimiz arasında birçok sektörün önde gelen firmalarının bulunması da, müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımızın beraberinde getirdiği kaçınılmaz başarımızdır...

Hizmetlerimizden Bazıları
Mevzuat
  • TASARRUFLU YAZI (18.07.2014/76216)   Özet: Fatura beyanında damga vergisi T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı   Sayı :77888587-155.01.04(02)- Konu :Fatura beyanında damga vergisi   18.07.2014 / 76216 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞINA (Gümrükler Genel Müdürlüğü)   İlgi :19.09.2013 tarihli ve 85593407-156.04.44/16825 sayılı yazınız.   İlgide kayıtlı yazınızın incelenmesinden, İki Taraflı Kümülasyon Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin f bendinde, “Fatura Beyanı”nın, ihracatçı tarafından fatura, teslimat notu veya herhangi bir ticari belge üzerinde belirtilen, ilgili ürünlerin teşhislerini mümkün kılmayı yeterli ayrıntıda tanımlayan, metni Ek IV’te yer alan, usulüne uygun olarak yapılan beyan olarak tanımlandığı; aynı maddenin k bendinde de, “Menşe ispat Belgesi”nin EUR.1 dolaşım belgesi veya fatura beyanını ifade ettiği belirtilerek, fatura muhteviyatı eşyanın ilgili anlaşma kurallarına göre menşeli olduğunun ihracatçı tarafından fatura, teslimat notu veya başka bir ticari belge üzerinde yazılı olarak beyan edilmesiyle oluşturulan, ihracatçı tarafından düzenlenen ve imzalanan “Fatura beyanı” başlıklı kağıdın damga vergisine tabi olup olmadığı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.   488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, yabancı memleketlerle Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye’de bu kağıtları resmi daireler ibraz eden, üzerlerinde devir veya ciro işlemleri yapanlar veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalananların ödeyeceği; Ek 2 nci maddesinde, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu; Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “III.Ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar” başlıklı bölümünün 2/a fıkrasında menşe ve mahreç şahadetnamelerinin maktu vergisine tabi olduğu hükme başlanmıştır.   Damga Vergisi Kanununun Ek 2 nci maddesinin uygulama usul ve esaslarını belirleyen 1 Seri No.lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğin “3.1 İhracat işlemleri” başlıklı bölümünde, ihracat olarak sayılan işlemler ve bu işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlara (Gümrük idarelerine verilen beyannameler dahil) ihracatta ilişkin olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla, işlem yapan kuruluşlarca re’sen damga vergisi ve harç istisnası tatbik edileceği belirtilmiştir.   Diğer taraftan, 3218 sayılı Serbest Bölgeler kanununun 6 ncı maddesinde, serbest bölgelerin gümrük bölgesi dışında sayıldığı, bu bölgelerde gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı hükmüne yer verilmiştir.   Ayrıca, Gümrükler Genel Müdürlüğünün 07.03.2011 tarih ve 2011/13 sayılı Genelgesinde, Menşe ve İspat Belgelerinin, eşyanın tercihli menşeini gösteren EUR.1 ve EUR.MED Dolaşım Sertifikalarını, Fatura Beyanlarını, Form A Belgelerini ve tercihli olmayan menşeini gösteren Menşe Şahadetnamelerini belirttiği açıklanmıştır.   Buna göre, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uygulanmasında menşe şahadetnamesi olarak değerlendirilen Fatura Beyanlarının Kanuna ekli (1) sayılı tablonun III-2/a fıkrası gereğince maktu damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.Ancak, serbest bölgelerin Türkiye Gümrük Bölgesi dışında kabul edildiği, bu meyanda bir malın ihracat mevzuatı ve gümrük mevzuatına uygun şekilde serbest bölgelere çıkarılmasının ihracat sayıldığı dikkate alındığında, Türkiye’den yurtdışına ve serbest bölgeye yapılan ihracat işlemlerinde düzenlenen fatura beyanlarının ihracata ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla damga vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir.   Bilgi edinilmesini arz ederim.     İsmail KILINÇARSLAN Başkan a. Gelir İdaresi Grup Başkanı
  • TASARRUFLU YAZI (01.08.2014/51385)   Özet: Tareks kapsam dışı uygulamaları hk. T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü   Sayı:16960751.02.330.02.01.05  Konu:Kapsam dışı uygulaması   01.08.2014* 51385   ANKARA GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİ DERNEĞİNE   İlgi:   10/07/2014 tarihli ve 1001 sayılı yazınız.   Gümrük idarelerinin, Tıbbi Cihazların İthalat Denetimi Tebliği (ÜGD: 2014/16) kapsamı denetime tabi ürünler için yapılan denetim başvurularında, ithalatçılar tarafından kapsam dışı olarak belirtilen ürünler için anılan Tebliğin 11 inci maddesi ikinci fıkrasında belirtilen TAREKS referans numarasını kabul etmedikleri, ithalatçı firmaların gümrük beyannamesinin ilgili hanesine ürünlerin ithal edilebileceğine dair sistem tarafından oluşturulmuş bir TAREKS referans numarası yazılması gerektiği hususunda yönlendirildikleri ve bu uygulamanın üyelerinizin mağduriyetine neden olduğunun bildirildiği ilgi"de kayıtlı yazınız incelenmiştir.   Bilindiği üzere, Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliğleri çerçevesinde TAREKS üzerinden yürütülen ithalat denetimlerine ilişkin olarak; kapsam dışı beyanının ithalatçı tarafından ilgili gümrük idaresine yapıldığı ve kapsam dışı olarak beyan edilen ürünlerin ithalatında bildirilmesi gereken önceden belirlenmiş sabit TAREKS referans numaralarının kullanılacağı, bahse konu Tebliğlerin ilgili maddelerinde ifade edilmektedir.   Bu çerçevede, kapsam dışı ürünleri, tespit etmeye ilgili gümrük idaresi yetkilidir. Bu meyanda, GTİP itibarıyla 2014/16 sayılı Tebliğ eki denetime tabi ürünler listesinde yer aldığı halde Yönetmeliğin kapsamında olmadığı anlaşılan ürünler için ilgili gümrük idaresi tarafından firma beyanının kabul edilmesi ve ürünlerin ithalat denetimine yönlendirilmemesi esastır.   Diğer taraftan, gümrük idarelerince başvuru konusu ürünlerin ilgili Yönetmeliğin kapsamında olup olmadığının saptanmasına ilişkin teknik bir analiz yapılması gerektiğinin değerlendirilmesi halinde, başvurunun TAREKS"e yönlendirilmesi ve TAREKS üzerinden yapılan denetim başvurusu esnasında ithalatçı tarafından başvurunun kapsam dışı olarak sistemde beyan edilmesi gerekmektedir.   Bilgilerini rica ederim.   H. Sibel KAPLAN Bakan a. Genel Müdür V.
  • Gelir İdaresi Başkanlığı nın 11.08.2014 tarihli 81651 sayılı yazısı (İthalat bedelinin kredi kartı ile ödenmesi halinde KKDF uygulaması)   T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir idaresi Başkanlığı 11/08/2014 Sayı : 70903105-165.01.02[ 17]-81651 Konu : İthalat bedelinin kredi kartı ile ödenmesi halinde KKDF uygulaması GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞINA- (Gümrükler Genel Müdürlüğü) İlgi: 18/6/2014 tarihli ve 1098870/156.06 sayılı yazınız.   İlgide kayıtlı yazınızda, Bakanlığınızca yapılan incelemelerde; ithalat bedellerinin kredi kartıyla karşılandığı durumlar ile akreditif işleminde bedelin bir kısmının sight, bir kısmının ise eşyanın geçici veya kati kabulünden sonra ödenecek olması hallerinde kaynak kullanımını destekleme fonu (KKDF) kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda tereddüt hasıl olduğu belirtilerek, konuya ilişkin Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.   Bilindiği üzere, 12/5/1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Kararnameye ilişkin KKDF Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 2 nci maddesi uyarınca; kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalat işlemleri % 6 oranında KKDF kesintisine tabi tutulmakta, peşin ödeme şekillerine göre yapılan ithalat işlemleri üzerinden fon kesintisi yapılmamaktadır.   Ödeme şeklinin "peşin" olarak kabul edilebilmesi için mal bedelinin gümrük mevzuatında tanımlanan gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce transfer edildiğinin tevsik edilmesi şarttır.   Bu kapsamda, gümrük beyannamesinde gösterilen ithalat tutarının gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce, ödeme şekline göre Döviz Satım Belgesi, Türk Parası Transfer Belgesi veya ithalat bedelinin döviz tevdiat hesabından ödendiğine dair bankaca verilen bir yazı ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi halinde fon kesintisi yapılmadan malların ithal edilmesi mümkün bulunmaktadır.   Diğer taraftan, T.C. Merkez Bankası"nın 05/8/1996 tarihli ve 96/2 sayılı Genelgesinin (2) numaralı bölümünde, "Açılmış bir akreditif işleminde, bedelin bir kısmının malların özelliği nedeniyle geçici veya kati kabulünü veya montajını veya çalışır vaziyette teslim alınmasını veya değerinin ihtiva ettiği evsafa göre tespit edilmesini veya benzeri hallerin meydana gelmesini müteakip, sözleşmede belirtilen süre içinde müracaat edilmek kaydıyla, Türk Parası Transfer Belgesi veya Döviz Satım Belgesi düzenlenerek transfer yapılması, akreditif şartları arasında olduğu durumlarda, bu tür akreditifler vadeli akreditif olarak değerlendirilmediğinden fon kesintisine tabi bulunmamaktadır. Ancak, bu tür bir işlemde firmaca, ithalatın vadesiz olduğunu gösterir bir belge ibraz edilemeyeceğinden, ithalatın ödeme şeklinin bu tür bir akreditif olduğunun belirtilmesi halinde, gümrük idarelerince bu şartı gösterir sözleşme metni aranacaktır." ifadesine yer verilmiştir.   Yukarıda belirtilen hüküm ve açıklamalara göre,   1) İthalat bedeline ilişkin ödemenin kredi kartıyla yapılması halinde mal bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce transfer edildiğinin yukarıda sayılan belgelerden biri ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi mümkün olamayacağından, ödemesi kredi kartıyla yapılacak ithalat tutarı üzerinden fon kesintisi yapılması gerekmektedir.   2) Yapılan anlaşma gereğince gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ödenmesi kaydıyla, görüldüğünde ödemeli açılan akreditifler (sight payment) kapsamında belge karşılığı ödenecek kısım üzerinden KKDF kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, gümrük yükümlülüğüne ilişkin söz konusu tarihten sonra yapılacak akreditif ödemeleri üzerinden fon kesintisi yapılması gerekmektedir.   3) Eşya bedelinin bir kısmının yapılan anlaşma gereğince geçici veya kati kabulünden sonra ödenecek olması hallerinde yapılacak ithalatın T.C. Merkez Bankasının 96/2 sayılı Genelgesinin (2) numaralı bölümünde belirtilen şartları sağlaması halinde KKDF kesintisi yapılmaması gerekmektedir.   Bilgi edinilmesini ve gereğini arz ederim.     Mehmet ARABACI Bakan a. Gelir İdaresi Daire Başkanı
  • T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı: 76982942-10.06.01 Konu: 6455 Sayılı Kanun 21/08/2013 GENELGE (2013/42) Bakanlığımıza intikal eden muhtelif yazılardan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun mülga kabahat fiillerine ilişkin maddelerinden herhangi birine temas eden fiilin, 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği 11/4/2013 tarihinden önce gercekleştiğinin tespit edildiği veya 11/4/2013 tarihi öncesinde tespit yapılmış olmakla birlikte, 4458 sayılı Gümrük Kanununun ilgili maddelerince idari takibata gecilmiş olup, 5607 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlere henüz başlanmadığı hallerde, 5607 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılıp yapılmayacağı, ayrıca 4458 sayılı Kanunun değiştirilen maddelerine ilişkin lehe hükümlerin nasıl uygulanacağı hususunda tereddut hasıl olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere 11/4/2013 tarihli ve 28615 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda düzenlenen kabahatler 4458 sayılı Gümrük Kanununa aktarılmış,6455 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi ile de 5607 sayılı Kanunun Geçici 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına, "(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulu 5252 sayılı Kanunun 9 üncü maddesi hükmüne göre yapılır." hükmü eklenmiştir. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9 üncü maddesinin ucüncü fıkrasında ise; "(3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili butun hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Diğer taraftan, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 5 inci maddesinde, "(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır..." hükmüne, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun "Zaman bakımından uygulanma" başlıklı 7 inci maddesinde de, "(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suc sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve guvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. (2) Sucun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda, kabahatlerde lehe kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için, öncelikle kabahatin işlendiği tarihteki Kanun hükümlerinin dikkate alınarak cezanın belirlenmesi, akabinde sonradan yürürlüğe giren Kanun hükümlerinin dikkate alınarak cezanın belirlenmesi ve belirlenen cezaların karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilmesi gerekmektedir. A. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde gerek 4458 sayılı Kanunda gerekse de 5607 sayılı Kanunda ayn. kabahat fiillerine yer verilmiş olduğu hallerde, aşağıda yer verilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. 4458 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin ikinci fıkrasının 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metni; "Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda suç veya kasten işlenen kabahat olarak tanımlanan fiillerin ancak taksirle işlenmeleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre idari para cezası verilebilir." hükmünü, 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onyedinci fıkrasının yine 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metni ise; "Onaltıncı fıkra hariç, bu maddede tanımlanan kabahatler, ancak kasten işlenebilir." hükmünü amir olup söz konusu hükümlerin yürürlük tarihinde 4458 sayılı Kanuna göre ceza verilebilmesi için kabahatin taksirle, 5607 sayılı Kanuna göre ceza verilebilmesi için ise kabahatin kast ile işlenmesi şartları aranmıştır. 6455 sayılı Kanun ile yukarıda yer verilen düzenlemeler yürürlükten kaldırılmıştır. Bu sebeple, yükümlünün, 6455 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesi işlemiş olduğu kabahat nedeniyle hangi Kanun hükmüne göre cezalandırılacağının, bu kapsamda hangi Kanun hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti için kabahatin taksirle mi yoksa kastla mı işlendiğinin gümrük idaresince belirlenmesi gerekmektedir. 1. Kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde; Kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde, 5607 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesinde düzenlenen ilgili kabahat hükmü, somut olaya göre nitelikli hallerin düzenlendiği 4 üncü madde, etkin pişmanlığın düzenlendiği 5 inci madde ve tekerrüre ilişkin 8 inci madde dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, akabinde 4458 sayılı Kanunun söz konusu kabahate ilişkin meri hükümleri dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, belirlenen para cezaları karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 2. Kabahatin kast ile işlenmediğinin tespiti halinde; Bu durumda 4458 sayılı Kanunun mülga ilgili hükümleri uyarınca belirlenen idari para cezası ile 4458 sayılı Kanunun meri hükümleri uyarınca belirlenen idari para cezası karşılaştırılarak, yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 3. Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda, 5607 sayılı Kanunun mülga ilgili hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti halinde, uygun müeyyide Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirilmeksizin, doğrudan ilgili gümrük idaresince uygulanacaktır. B. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, ilgili kabahatin sadece 5607 sayılı Kanunda düzenlenmiş olduğu ve kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde, aşağıda yer verilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. 1. 5607 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesinde düzenlenen ilgili kabahat hükmü, somut olaya göre nitelikli hallerin düzenlendi.i 4 üncü madde, etkin pişmanlığın düzenlendiği 5 inci madde ve tekerrüre ilişkin 8 inci madde dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, akabinde 4458 sayılı Kanunun söz konusu kabahate ilişkin meri hükümleri dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, belirlenen para cezaları karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 2. Yapılan değerlendirme sonucunda, 5607 sayılı Kanunun mülga ilgili hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti halinde, uygun mueyyide, Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirilmeksizin, doğrudan ilgili gümrük idaresince uygulanacaktır. C. 1. Kabahate ilişkin olarak 4458 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre ceza kararının düzenlenerek idari takibata başlandığı, ancak 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre takibata başlanmadığı veya takibata başlanıp Cumhuriyet Savcılığınca görevsizlik kararı verildiği hallerde, 4458 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre düzenlenen idari para cezasının takip ve tahsiline devam edilecek, ayrıca bir ceza kararı düzenlenmeyecek ve söz konusu kabahate ilişkin olarak 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre Cumhuriyet Savcılığına yeni bir bildirimde bulunulmayacaktır. 2. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, ilgili kabahatin sadece 5607 sayılı Kanunda düzenlenmiş olduğu ve 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre takibata başlanmadığı veya takibata başlanıp Cumhuriyet Savcılığınca görevsizlik kararı verildiği hallerde gümrük idaresince kasıt tespitinin yapılması durumunda B maddesi uyarınca işlem yapılacaktır. D. Kabahate ilişkin olarak Cumhuriyet Savcılığınca verilen görevsizlik kararlarına itiraz yoluna başvurulmayacaktır. Bilgi ve gereğini rica ederim. Mehmet GÜZEL Bakan a. Müsteşar V. DAĞITIM ; Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri
  •   T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI   Gümrükler Genel Müdürlüğü ...   Sayı : B.21.0.GGM.0.04.01.00-10.06.01   Konu : İhracatta kıymet araştırması 26/09/2012 GENELGE (2012/30)İhracat kıymet araştırmaları ile ilgili 2011/49 sayılı Genelgenin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "3- Bu Genelgenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle gümrük idarelerince başlatılmış ancak Maliye Bakanlığı"ndan cevap alınamaması nedeniyle henüz sonuçlandırılmamış kıymet araştırmalarının da bu Genelge hükümleri kapsamında sonuçlandırılması,gerekecektir." Bilgi ve gereğini rica ederim. Hayati YAZICI Bakan
  • TASARRUFLU YAZI (18.07.2014/76216)   Özet: Fatura beyanında damga vergisi T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı   Sayı :77888587-155.01.04(02)- Konu :Fatura beyanında damga vergisi   18.07.2014 / 76216 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞINA (Gümrükler Genel Müdürlüğü)   İlgi :19.09.2013 tarihli ve 85593407-156.04.44/16825 sayılı yazınız.   İlgide kayıtlı yazınızın incelenmesinden, İki Taraflı Kümülasyon Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin f bendinde, “Fatura Beyanı”nın, ihracatçı tarafından fatura, teslimat notu veya herhangi bir ticari belge üzerinde belirtilen, ilgili ürünlerin teşhislerini mümkün kılmayı yeterli ayrıntıda tanımlayan, metni Ek IV’te yer alan, usulüne uygun olarak yapılan beyan olarak tanımlandığı; aynı maddenin k bendinde de, “Menşe ispat Belgesi”nin EUR.1 dolaşım belgesi veya fatura beyanını ifade ettiği belirtilerek, fatura muhteviyatı eşyanın ilgili anlaşma kurallarına göre menşeli olduğunun ihracatçı tarafından fatura, teslimat notu veya başka bir ticari belge üzerinde yazılı olarak beyan edilmesiyle oluşturulan, ihracatçı tarafından düzenlenen ve imzalanan “Fatura beyanı” başlıklı kağıdın damga vergisine tabi olup olmadığı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.   488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, yabancı memleketlerle Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye’de bu kağıtları resmi daireler ibraz eden, üzerlerinde devir veya ciro işlemleri yapanlar veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalananların ödeyeceği; Ek 2 nci maddesinde, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu; Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “III.Ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar” başlıklı bölümünün 2/a fıkrasında menşe ve mahreç şahadetnamelerinin maktu vergisine tabi olduğu hükme başlanmıştır.   Damga Vergisi Kanununun Ek 2 nci maddesinin uygulama usul ve esaslarını belirleyen 1 Seri No.lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğin “3.1 İhracat işlemleri” başlıklı bölümünde, ihracat olarak sayılan işlemler ve bu işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlara (Gümrük idarelerine verilen beyannameler dahil) ihracatta ilişkin olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla, işlem yapan kuruluşlarca re’sen damga vergisi ve harç istisnası tatbik edileceği belirtilmiştir.   Diğer taraftan, 3218 sayılı Serbest Bölgeler kanununun 6 ncı maddesinde, serbest bölgelerin gümrük bölgesi dışında sayıldığı, bu bölgelerde gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı hükmüne yer verilmiştir.   Ayrıca, Gümrükler Genel Müdürlüğünün 07.03.2011 tarih ve 2011/13 sayılı Genelgesinde, Menşe ve İspat Belgelerinin, eşyanın tercihli menşeini gösteren EUR.1 ve EUR.MED Dolaşım Sertifikalarını, Fatura Beyanlarını, Form A Belgelerini ve tercihli olmayan menşeini gösteren Menşe Şahadetnamelerini belirttiği açıklanmıştır.   Buna göre, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uygulanmasında menşe şahadetnamesi olarak değerlendirilen Fatura Beyanlarının Kanuna ekli (1) sayılı tablonun III-2/a fıkrası gereğince maktu damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.Ancak, serbest bölgelerin Türkiye Gümrük Bölgesi dışında kabul edildiği, bu meyanda bir malın ihracat mevzuatı ve gümrük mevzuatına uygun şekilde serbest bölgelere çıkarılmasının ihracat sayıldığı dikkate alındığında, Türkiye’den yurtdışına ve serbest bölgeye yapılan ihracat işlemlerinde düzenlenen fatura beyanlarının ihracata ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla damga vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir.   Bilgi edinilmesini arz ederim.     İsmail KILINÇARSLAN Başkan a. Gelir İdaresi Grup Başkanı
  • TASARRUFLU YAZI (01.08.2014/51385)   Özet: Tareks kapsam dışı uygulamaları hk. T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü   Sayı:16960751.02.330.02.01.05  Konu:Kapsam dışı uygulaması   01.08.2014* 51385   ANKARA GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİ DERNEĞİNE   İlgi:   10/07/2014 tarihli ve 1001 sayılı yazınız.   Gümrük idarelerinin, Tıbbi Cihazların İthalat Denetimi Tebliği (ÜGD: 2014/16) kapsamı denetime tabi ürünler için yapılan denetim başvurularında, ithalatçılar tarafından kapsam dışı olarak belirtilen ürünler için anılan Tebliğin 11 inci maddesi ikinci fıkrasında belirtilen TAREKS referans numarasını kabul etmedikleri, ithalatçı firmaların gümrük beyannamesinin ilgili hanesine ürünlerin ithal edilebileceğine dair sistem tarafından oluşturulmuş bir TAREKS referans numarası yazılması gerektiği hususunda yönlendirildikleri ve bu uygulamanın üyelerinizin mağduriyetine neden olduğunun bildirildiği ilgi"de kayıtlı yazınız incelenmiştir.   Bilindiği üzere, Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliğleri çerçevesinde TAREKS üzerinden yürütülen ithalat denetimlerine ilişkin olarak; kapsam dışı beyanının ithalatçı tarafından ilgili gümrük idaresine yapıldığı ve kapsam dışı olarak beyan edilen ürünlerin ithalatında bildirilmesi gereken önceden belirlenmiş sabit TAREKS referans numaralarının kullanılacağı, bahse konu Tebliğlerin ilgili maddelerinde ifade edilmektedir.   Bu çerçevede, kapsam dışı ürünleri, tespit etmeye ilgili gümrük idaresi yetkilidir. Bu meyanda, GTİP itibarıyla 2014/16 sayılı Tebliğ eki denetime tabi ürünler listesinde yer aldığı halde Yönetmeliğin kapsamında olmadığı anlaşılan ürünler için ilgili gümrük idaresi tarafından firma beyanının kabul edilmesi ve ürünlerin ithalat denetimine yönlendirilmemesi esastır.   Diğer taraftan, gümrük idarelerince başvuru konusu ürünlerin ilgili Yönetmeliğin kapsamında olup olmadığının saptanmasına ilişkin teknik bir analiz yapılması gerektiğinin değerlendirilmesi halinde, başvurunun TAREKS"e yönlendirilmesi ve TAREKS üzerinden yapılan denetim başvurusu esnasında ithalatçı tarafından başvurunun kapsam dışı olarak sistemde beyan edilmesi gerekmektedir.   Bilgilerini rica ederim.   H. Sibel KAPLAN Bakan a. Genel Müdür V.
Faydalı Linkler
İşinize yarayabileceğini düşündüğümüz bazı bağlantılar.
Alış
: 2.1617
Satış
: 2.1704
Alış
: 2.8861
Satış
: 2.8976
DENİZER GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ LTD. ŞTİ. © 2013
İnönü Mah. Kayışdağı Cad. Gök Plaza No:202 34758 Ataşehir/İSTANBUL