Hoşgeldiniz

1989 yılında ilk başladığımız günden bu yana müşterilerimize kaliteli, hızlı, güvenilir, doğru ve sorunsuz gümrükleme hizmeti verebilmek adına özverili çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Denizer Gümrük Müşavirliği olarak yolumuza, müşterilerimiz arasında birçok sektörün önde gelen firmalarının bulunması da, müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımızın beraberinde getirdiği kaçınılmaz başarımızdır...

Hizmetlerimizden Bazıları
Mevzuat
  • T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı: 76982942-10.06.01 Konu: 6455 Sayılı Kanun 21/08/2013 GENELGE (2013/42) Bakanlığımıza intikal eden muhtelif yazılardan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun mülga kabahat fiillerine ilişkin maddelerinden herhangi birine temas eden fiilin, 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği 11/4/2013 tarihinden önce gercekleştiğinin tespit edildiği veya 11/4/2013 tarihi öncesinde tespit yapılmış olmakla birlikte, 4458 sayılı Gümrük Kanununun ilgili maddelerince idari takibata gecilmiş olup, 5607 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlere henüz başlanmadığı hallerde, 5607 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılıp yapılmayacağı, ayrıca 4458 sayılı Kanunun değiştirilen maddelerine ilişkin lehe hükümlerin nasıl uygulanacağı hususunda tereddut hasıl olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere 11/4/2013 tarihli ve 28615 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda düzenlenen kabahatler 4458 sayılı Gümrük Kanununa aktarılmış,6455 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi ile de 5607 sayılı Kanunun Geçici 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına, "(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulu 5252 sayılı Kanunun 9 üncü maddesi hükmüne göre yapılır." hükmü eklenmiştir. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9 üncü maddesinin ucüncü fıkrasında ise; "(3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili butun hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Diğer taraftan, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 5 inci maddesinde, "(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır..." hükmüne, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun "Zaman bakımından uygulanma" başlıklı 7 inci maddesinde de, "(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suc sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve guvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. (2) Sucun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda, kabahatlerde lehe kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için, öncelikle kabahatin işlendiği tarihteki Kanun hükümlerinin dikkate alınarak cezanın belirlenmesi, akabinde sonradan yürürlüğe giren Kanun hükümlerinin dikkate alınarak cezanın belirlenmesi ve belirlenen cezaların karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilmesi gerekmektedir. A. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde gerek 4458 sayılı Kanunda gerekse de 5607 sayılı Kanunda ayn. kabahat fiillerine yer verilmiş olduğu hallerde, aşağıda yer verilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. 4458 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin ikinci fıkrasının 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metni; "Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda suç veya kasten işlenen kabahat olarak tanımlanan fiillerin ancak taksirle işlenmeleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre idari para cezası verilebilir." hükmünü, 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onyedinci fıkrasının yine 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metni ise; "Onaltıncı fıkra hariç, bu maddede tanımlanan kabahatler, ancak kasten işlenebilir." hükmünü amir olup söz konusu hükümlerin yürürlük tarihinde 4458 sayılı Kanuna göre ceza verilebilmesi için kabahatin taksirle, 5607 sayılı Kanuna göre ceza verilebilmesi için ise kabahatin kast ile işlenmesi şartları aranmıştır. 6455 sayılı Kanun ile yukarıda yer verilen düzenlemeler yürürlükten kaldırılmıştır. Bu sebeple, yükümlünün, 6455 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesi işlemiş olduğu kabahat nedeniyle hangi Kanun hükmüne göre cezalandırılacağının, bu kapsamda hangi Kanun hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti için kabahatin taksirle mi yoksa kastla mı işlendiğinin gümrük idaresince belirlenmesi gerekmektedir. 1. Kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde; Kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde, 5607 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesinde düzenlenen ilgili kabahat hükmü, somut olaya göre nitelikli hallerin düzenlendiği 4 üncü madde, etkin pişmanlığın düzenlendiği 5 inci madde ve tekerrüre ilişkin 8 inci madde dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, akabinde 4458 sayılı Kanunun söz konusu kabahate ilişkin meri hükümleri dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, belirlenen para cezaları karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 2. Kabahatin kast ile işlenmediğinin tespiti halinde; Bu durumda 4458 sayılı Kanunun mülga ilgili hükümleri uyarınca belirlenen idari para cezası ile 4458 sayılı Kanunun meri hükümleri uyarınca belirlenen idari para cezası karşılaştırılarak, yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 3. Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda, 5607 sayılı Kanunun mülga ilgili hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti halinde, uygun müeyyide Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirilmeksizin, doğrudan ilgili gümrük idaresince uygulanacaktır. B. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, ilgili kabahatin sadece 5607 sayılı Kanunda düzenlenmiş olduğu ve kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde, aşağıda yer verilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. 1. 5607 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesinde düzenlenen ilgili kabahat hükmü, somut olaya göre nitelikli hallerin düzenlendi.i 4 üncü madde, etkin pişmanlığın düzenlendiği 5 inci madde ve tekerrüre ilişkin 8 inci madde dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, akabinde 4458 sayılı Kanunun söz konusu kabahate ilişkin meri hükümleri dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, belirlenen para cezaları karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 2. Yapılan değerlendirme sonucunda, 5607 sayılı Kanunun mülga ilgili hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti halinde, uygun mueyyide, Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirilmeksizin, doğrudan ilgili gümrük idaresince uygulanacaktır. C. 1. Kabahate ilişkin olarak 4458 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre ceza kararının düzenlenerek idari takibata başlandığı, ancak 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre takibata başlanmadığı veya takibata başlanıp Cumhuriyet Savcılığınca görevsizlik kararı verildiği hallerde, 4458 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre düzenlenen idari para cezasının takip ve tahsiline devam edilecek, ayrıca bir ceza kararı düzenlenmeyecek ve söz konusu kabahate ilişkin olarak 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre Cumhuriyet Savcılığına yeni bir bildirimde bulunulmayacaktır. 2. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, ilgili kabahatin sadece 5607 sayılı Kanunda düzenlenmiş olduğu ve 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre takibata başlanmadığı veya takibata başlanıp Cumhuriyet Savcılığınca görevsizlik kararı verildiği hallerde gümrük idaresince kasıt tespitinin yapılması durumunda B maddesi uyarınca işlem yapılacaktır. D. Kabahate ilişkin olarak Cumhuriyet Savcılığınca verilen görevsizlik kararlarına itiraz yoluna başvurulmayacaktır. Bilgi ve gereğini rica ederim. Mehmet GÜZEL Bakan a. Müsteşar V. DAĞITIM ; Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri
  •   T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI   Gümrükler Genel Müdürlüğü ...   Sayı : B.21.0.GGM.0.04.01.00-10.06.01   Konu : İhracatta kıymet araştırması 26/09/2012 GENELGE (2012/30)İhracat kıymet araştırmaları ile ilgili 2011/49 sayılı Genelgenin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "3- Bu Genelgenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle gümrük idarelerince başlatılmış ancak Maliye Bakanlığı"ndan cevap alınamaması nedeniyle henüz sonuçlandırılmamış kıymet araştırmalarının da bu Genelge hükümleri kapsamında sonuçlandırılması,gerekecektir." Bilgi ve gereğini rica ederim. Hayati YAZICI Bakan
  • T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Gümrükler Genel Müdürlüğü... Sayı : 85593407-10.06.01 Konu : KKDF 13.02.2013 GENELGE (2013/6 ) Bakanlığımıza intikal eden olaylardan dahilde işleme rejimi kapsamında üretilen ikincil işlem görmüş ürünler ile geçici ithalat rejimi kapsamında kısmi ve tam muafiyet uygulanmak suretiyle ithali gerçekleştirilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması ve istisnai kıymet yoluyla beyan yapılması hallerinde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisinin yapılması hususunda tereddüt hasıl olduğu anlaşılmıştır. Konuya ilişkin aşağıda belirtildiği şekilde işlem tesis edilecektir. 1) Dahilde işleme rejimi kapsamında üretilen ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak Gümrük Kanunu"nun 114"üncü maddesine göre vergilendirilmesi halinde, eşya bedelinin dahilde işleme rejimine ilişkin verilen gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda, 2) Dahilde işleme rejimi kapsamında üretilen ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tutularak Gümrük Kanunu"nun 115"inci maddesine göre vergilendirilmesi halinde, eşya bedelinin serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda, 3) Gümrük Kanunu’nun 134"üncü maddesi çerçevesinde kısmi muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde, eşya bedelinin geçici ithalat rejimine ilişkin verilen gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda, 4) Gümrük Kanunu’nun 134"üncü maddesi çerçevesinde tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde, eşya bedelinin serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda, 5) İstisnai kıymet yoluyla beyan yapılan hallerde, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden sonra istisnai kıymete ilişkin ödemenin yapılması durumunda, KKDF kesintisi yapılacaktır. Bilgi ve gereğini rica ederim. Ziya ALTUNYALDIZ  Bakan a.  Müsteşar
  • T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI   Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı    : B.21.0.GGM.0.06.02.00-804.03/A.TR... Konu   : A.TR Dolaşım Belgeleri 12880/08.06.2012 GÜMRÜK VE TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, A.TR dolaşım belgesinin vize tarihinin fatura tarihinden daha önceki bir tarih olması durumunda yapılacak işlem konusunda tereddütler yaşandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 2006/10895 sayılı Türkiye ile Avrupa Topluluğu Arasında Oluşturulan Gümrük Birliği’nin Uygulanmasına İlişkin Esaslar Hakkında Kararda A.TR dolaşım belgesinin vize edilmesinden sonra fatura düzenlenmesine engel bir huküm yer almamaktadır.  Ayrıca, söz konusu  Karar ekinde bir örneğine yer verilen A.TR dolaşım belgesinde de faturanın belirtilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu çerçevede, A.TR dolaşım belgesinin vize tarihinin fatura tarihinden daha sonraki bir tarih olması mümkün bulunmakta olup bu şekilde olan A.TR dolaşım belgelerinin reddedilmemesi ve yapılan kontroller sırasında tereddüt yaşanması durumunda sonradan kontrol sürecinin başlatılması gerekmektedir. Bilgi ve gereğini rica ederim. Remzi AKÇİN Genel Müdür DAĞITIM: Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüklerine
  • T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı    :B.21.0.GGM.0.06.10.00-170.05.01                ... Konu   :CITES ve İthalata Uygunluk Belgeleri         10.10.2011 / 06051 GÜMRÜK VE MUHAFAZA BAŞMÜDÜRLÜĞÜNE Bilindiği üzere, 16.06.2005 tarihli 25847 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren ""Av ve Yaban Hayvanları İle Bunlardan Elde Edilen Ürünlerin Bulundurulması, Üretimi ve Ticareti Hakkında Yönetmelik""in 76 maddesi, ""İl müdürlüğü proforma fatura veya faturada beyan edilen türlerin ve ürünlerin Kanun ve bu Kanun hükümlerine dayanılarak çıkarılan Yönetmeliklere göre ithalata uygun olup olmadığını kontrol eder. İthalatı uygun görülenler için il müdürlüğü proforma fatura veya faturanın bir suretini alarak ithalatın uygun olduğuna dair ön izin niteliğindeki İthalata Uygunluk Belgesini (Ek-16/A) üç nüsha olarak onaylar. Onaylanan bu belgenin birinci nüshası il müdürlüğünde muhafaza edilir, ikinci ve üçüncü nüshası ilgiliye verilir. Diğer iş ve işlemler 3285 sayılı Kanun ve gümrük mevzuatına göre yapılır."" hükmünü amirdir. Konuya ilişkin olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı"ndan alınan 12.07.2011 tarihli ve 517 sayılı yazıda; CITES Sözleşmesine tabi olmayan yaban hayvanı türlerinin ticaretinde, İhracata Uygunluk Belgesi ve İthalata Uygunluk Belgesi düzenlenmesi, bu belgelerin, gümrük beyannamelerinin tescili aşamasında gümrük idarelerince aranması gerektiği belirtilerek, gümrük idarelerinde kimi zaman söz konusu Belge aranmaksızın ithal işlemlerinin tamamlandığının anlaşıldığı bildirilmektedir. Bahse konu türlerin ticaretinde mezkur belgelerin aranmasına ilişkin daha dikkatli olunması hususunda gereğini rica ederim. Harun USLU Bakan a. Genel Müdür Yardımcısı V. DAĞITIM: Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüklerine
  • T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı: 76982942-10.06.01 Konu: 6455 Sayılı Kanun 21/08/2013 GENELGE (2013/42) Bakanlığımıza intikal eden muhtelif yazılardan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun mülga kabahat fiillerine ilişkin maddelerinden herhangi birine temas eden fiilin, 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği 11/4/2013 tarihinden önce gercekleştiğinin tespit edildiği veya 11/4/2013 tarihi öncesinde tespit yapılmış olmakla birlikte, 4458 sayılı Gümrük Kanununun ilgili maddelerince idari takibata gecilmiş olup, 5607 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlere henüz başlanmadığı hallerde, 5607 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılıp yapılmayacağı, ayrıca 4458 sayılı Kanunun değiştirilen maddelerine ilişkin lehe hükümlerin nasıl uygulanacağı hususunda tereddut hasıl olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere 11/4/2013 tarihli ve 28615 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda düzenlenen kabahatler 4458 sayılı Gümrük Kanununa aktarılmış,6455 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi ile de 5607 sayılı Kanunun Geçici 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına, "(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulu 5252 sayılı Kanunun 9 üncü maddesi hükmüne göre yapılır." hükmü eklenmiştir. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9 üncü maddesinin ucüncü fıkrasında ise; "(3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili butun hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Diğer taraftan, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 5 inci maddesinde, "(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır..." hükmüne, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun "Zaman bakımından uygulanma" başlıklı 7 inci maddesinde de, "(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suc sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve guvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. (2) Sucun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda, kabahatlerde lehe kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için, öncelikle kabahatin işlendiği tarihteki Kanun hükümlerinin dikkate alınarak cezanın belirlenmesi, akabinde sonradan yürürlüğe giren Kanun hükümlerinin dikkate alınarak cezanın belirlenmesi ve belirlenen cezaların karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilmesi gerekmektedir. A. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde gerek 4458 sayılı Kanunda gerekse de 5607 sayılı Kanunda ayn. kabahat fiillerine yer verilmiş olduğu hallerde, aşağıda yer verilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. 4458 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin ikinci fıkrasının 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metni; "Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda suç veya kasten işlenen kabahat olarak tanımlanan fiillerin ancak taksirle işlenmeleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre idari para cezası verilebilir." hükmünü, 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onyedinci fıkrasının yine 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metni ise; "Onaltıncı fıkra hariç, bu maddede tanımlanan kabahatler, ancak kasten işlenebilir." hükmünü amir olup söz konusu hükümlerin yürürlük tarihinde 4458 sayılı Kanuna göre ceza verilebilmesi için kabahatin taksirle, 5607 sayılı Kanuna göre ceza verilebilmesi için ise kabahatin kast ile işlenmesi şartları aranmıştır. 6455 sayılı Kanun ile yukarıda yer verilen düzenlemeler yürürlükten kaldırılmıştır. Bu sebeple, yükümlünün, 6455 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesi işlemiş olduğu kabahat nedeniyle hangi Kanun hükmüne göre cezalandırılacağının, bu kapsamda hangi Kanun hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti için kabahatin taksirle mi yoksa kastla mı işlendiğinin gümrük idaresince belirlenmesi gerekmektedir. 1. Kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde; Kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde, 5607 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesinde düzenlenen ilgili kabahat hükmü, somut olaya göre nitelikli hallerin düzenlendiği 4 üncü madde, etkin pişmanlığın düzenlendiği 5 inci madde ve tekerrüre ilişkin 8 inci madde dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, akabinde 4458 sayılı Kanunun söz konusu kabahate ilişkin meri hükümleri dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, belirlenen para cezaları karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 2. Kabahatin kast ile işlenmediğinin tespiti halinde; Bu durumda 4458 sayılı Kanunun mülga ilgili hükümleri uyarınca belirlenen idari para cezası ile 4458 sayılı Kanunun meri hükümleri uyarınca belirlenen idari para cezası karşılaştırılarak, yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 3. Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda, 5607 sayılı Kanunun mülga ilgili hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti halinde, uygun müeyyide Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirilmeksizin, doğrudan ilgili gümrük idaresince uygulanacaktır. B. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, ilgili kabahatin sadece 5607 sayılı Kanunda düzenlenmiş olduğu ve kabahatin kast ile işlendiğinin tespiti halinde, aşağıda yer verilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. 1. 5607 sayılı Kanunun mülga 3 üncü maddesinde düzenlenen ilgili kabahat hükmü, somut olaya göre nitelikli hallerin düzenlendi.i 4 üncü madde, etkin pişmanlığın düzenlendiği 5 inci madde ve tekerrüre ilişkin 8 inci madde dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, akabinde 4458 sayılı Kanunun söz konusu kabahate ilişkin meri hükümleri dikkate alınarak idari para cezası tespit edilecek, belirlenen para cezaları karşılaştırılarak yükümlü lehine olan Kanun hükmüne göre ceza verilecektir. 2. Yapılan değerlendirme sonucunda, 5607 sayılı Kanunun mülga ilgili hükmünün yükümlü lehine olduğunun tespiti halinde, uygun mueyyide, Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirilmeksizin, doğrudan ilgili gümrük idaresince uygulanacaktır. C. 1. Kabahate ilişkin olarak 4458 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre ceza kararının düzenlenerek idari takibata başlandığı, ancak 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre takibata başlanmadığı veya takibata başlanıp Cumhuriyet Savcılığınca görevsizlik kararı verildiği hallerde, 4458 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre düzenlenen idari para cezasının takip ve tahsiline devam edilecek, ayrıca bir ceza kararı düzenlenmeyecek ve söz konusu kabahate ilişkin olarak 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre Cumhuriyet Savcılığına yeni bir bildirimde bulunulmayacaktır. 2. 6455 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, ilgili kabahatin sadece 5607 sayılı Kanunda düzenlenmiş olduğu ve 5607 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre takibata başlanmadığı veya takibata başlanıp Cumhuriyet Savcılığınca görevsizlik kararı verildiği hallerde gümrük idaresince kasıt tespitinin yapılması durumunda B maddesi uyarınca işlem yapılacaktır. D. Kabahate ilişkin olarak Cumhuriyet Savcılığınca verilen görevsizlik kararlarına itiraz yoluna başvurulmayacaktır. Bilgi ve gereğini rica ederim. Mehmet GÜZEL Bakan a. Müsteşar V. DAĞITIM ; Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri
  •   T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI   Gümrükler Genel Müdürlüğü ...   Sayı : B.21.0.GGM.0.04.01.00-10.06.01   Konu : İhracatta kıymet araştırması 26/09/2012 GENELGE (2012/30)İhracat kıymet araştırmaları ile ilgili 2011/49 sayılı Genelgenin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "3- Bu Genelgenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle gümrük idarelerince başlatılmış ancak Maliye Bakanlığı"ndan cevap alınamaması nedeniyle henüz sonuçlandırılmamış kıymet araştırmalarının da bu Genelge hükümleri kapsamında sonuçlandırılması,gerekecektir." Bilgi ve gereğini rica ederim. Hayati YAZICI Bakan
Faydalı Linkler
İşinize yarayabileceğini düşündüğümüz bazı bağlantılar.
Alış
: 2.0888
Satış
: 2.0971
Alış
: 2.814
Satış
: 2.8253
DENİZER GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ LTD. ŞTİ. © 2013
İnönü Mah. Kayışdağı Cad. Gök Plaza No:202 34758 Ataşehir/İSTANBUL